Komedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Komedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Tem 2009

Get Smart


Get Smart izlemek için kendinizi zorlamamanız ve çok bir şey beklememeniz gereken bir film. Tv ekranlarına bir süre sonra düşecek gibi gözüken filmi Peter Segal yönetmiş. Steve Carell ve güzeller güzeli Anne Hathaway'i ajan rollerinde görüyoruz. Başlarından geçenleri yer yer gülümseyerek izleyebilirsiniz fakat benim pek ilgimi çekmediğini söylemek zorundayım.

3 Mar 2009

Güneşin Oğlu

*Spoiler
"Aynaya bakın, kendinizi göreceksiniz"


Güneş tutulması ile değişime uğrayan emekli öğretmen Fikri'nin önce üniversite öğrencisi Ahmet, garson Burak, kiralık katil Murat, sonrasında Şair Alper'in bedenine girerek yaşadığı absürt olayları anlatan Güneşin Oğlu bir Onur Ünlü filmidir. Özgü Namal, Haluk Bilginer, Bülent Emin Yarar ve Hümeyra'nın başrollerini paylaştığı film, kimilerine göre çok komik fakat benim beklentimi karşılamadı . Sanırım konusunu yadırgadım ilk sahnelerde Polis filminde olduğu gibi tam emin değilim. Sonrasından ise zamanla filme kaptırıyorsunuz ya da film sizi içine çekiyor bunu ciddi ciddi söyleyebilirim. Oyunculuklara gelirsek yine yine güzel, aklıbaşında, oturmuş tanımlamaları uygundur.


Filmde Haluk Bilginer'in ağlaya ağlaya söylediği şu dizeler beni benden almıştır oturdum yazdım kelime kelime...

Aman kendini asmış yüz kiloluk bir zenci
Üstelik gece inmiş ses gelmiyor kümesten
Ben olsam utanırım bu ne biçim öğrenci
Hem dersini bilmiyor hem de şişman herkesten

İyi nişan alırdı kendini asan zenci
Bira içmez ağlardı babası değirmenci
Sizden iyi olmasın boşanmada birinci
Çoook canım sıkılıyooooo kuş vuralım istersen

Sonuç olarak güneş tutulması anında doğmuş kişiler güneşin oğlu ya da kızıdır ve ölümsüzdür. Ölen kişilerin yerlerine geçebilirler çünkü ruhları özgürdür.

Aranızda güneşin evladı olan var mı?

27 Şub 2009

Bride Wars

*Spoiler

Bride Wars evlenme yarışı halinde iki arkadaşın abuk öyküsünü anlatıyor. Kaza eseri aynı gün ve aynı saatte evlenmeye kalkan kankaların arasındaki soğuk savaş hayatlarını altüst ediyor. Kate Hudson ve büyüleyici Anne Hathaway rolleri paylaşıyor. Filmin sonunda da Emma'nın düğününü bozan Liv güle oynaya evleniyor, sinir ediyor falanfeşmekan... Filmi beğenmedim(.)nokta

2 Şub 2009

Yes Man

* İzlememişler dikkat bodoslama anlatıcam.

Jim Carry'nin son filmi Yes Man 3 yıl evvel kendisinden ayrılmış karısının ardından bunalımında yaşayan, zamanla içine kapanmış, kendini hayattan soyutlamış ve kendisine sunulan seçeneklere "hayır" demeyi farkında olmayarak huy edinmiş Carl adında bir adamın hikayesi. Film Carl'ın hayatını değiştiren, herşeye "evet" demeyi görev bilen bir tarikatın seminerine katılmakla başlıyor. Bu (herşeye evet demek) Carl için bir süre zor olsa da sonrasında pozitifliğin hayatı iyi yönde değiştirdiğine tanık oldukça herşeye, her teklife "evet" demekte bir sakınca görmüyor ve durumu abartıyor. Kişinin kendi kendisini koşullandırması durumunu Jim Carry çok iyi yansıtmış. Herhangi bir durumda "hayır" cevabını verdikten sonra yaşadığı panik duygusu, "muhakkak bir müsibet gelip beni bulacak" düşüncesi ile belayı üstüne çeken Carl, aynı durum karşısında "hayır"'ı "evet"'e çevirerek bilinçsiz biçimde olayları verdiği bu iki yanıta bağlıyor.


Film tabii ki sadece Jim Carry'den yani Carl'dan ibaret değil. Carl'ın patronu banka müdürü asosyal insan Norman'nın (norm) hayata karışabilmek adına verdiği saçma sapan ev partileri; nedir bunlar? Mesela Harry Potter tribute partisi, 300 Spartalı gecesi gibi... Norman (Rhys Darby) ve Carl'ın birbirlerine Norm ve Car (Kankalık emaresi) diye hitap etmelerindeki samimi olma çabası. Carl'ın berbat bir müzik grubu solisti olan Allison'a aşık olarak onunla sabahın bir körü jogging yapmak için çabalaması. (Bu arada Allison sabahları bir grup insana koşarak fotoğraf çekimi hakkında ders vermektedir. Koşarak fotoğraf çekebilmenin incelikleri denilebilir buna. Belirtmem gerekiyordu çünkü bu deli saçması bir durum).... Carl'ın Allison'a "evet" derken katıldığı seminerlerin herhangi bir etkisinin olmaması, Allison'nın semineri öğrenmesi ve Carl'ın kavga sonrasındaki tepkisi;

A:Uzak dur benden.
Emri almış Carl koşarak uzaklaşır. Sonra durur.
A: Daha uzağa... diye bağırır.
Carl gözden kaybolur. (Ben burada koptum)

Filmde Amerikan polisinin iyice kafayı sıyırdığını görebileceğimiz sahne; Carl'ın aynı zamanda (yaşama dahil olma) Korece öğrenmiş olması, soyadının Marx olmasa da adının Carl olması, İnternetten İran'lı bir hatunla tanışarak bir araya gelmesi, Organik tarımcıya kredi vermesi gibi detaylar Carl'ı terörist ilan ettikleri andır.

Filmde Jim Carry bungee jumping sahnesinde dublör kullanmamış ve olduğu gibi kendisi oynamıştır. Hatta kafa üstü telefonla konuşmuştur.



1 Oca 2009

The Big Bang Theory

Kimse bana The Big Bang Theory dizisinin bu kadar eğlenceli olduğunu söylememişti. Dahi Leonard Hofstadter - Sheldon Ross'un paylaştığı daire ve bu iki dahinin yine kendileri gibi dahi bilimadamı olan arkadaşları Rajesh Koothrappali ile Howard Wolowitz'un karşı daireye taşınan Penny ile olan cidden komik hikayesini anlatan bir dizi... [benden size upuzun bir cümle]

Dizinin Facebook grubuna buradan, dizi bölümlerine de bu siteden ulaşabilir ve izleyip hatta gülebilirsiniz.