Metis Yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Metis Yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mar 2011

Tol

Murat Uyurkulak'ın Tol'ünü okuyorum.. Karman çormanım şu sıra... Algı problemim her sayfada daha da artıyor.. Delirmiş bir yazar var karşımda... Zır deli... Diyor ki sayfalarında kitabının;

"Hep yarım kaldım, hiç tam doymadım, tam bağırmadım, tam dokunmadım. Bıçak ruhumda dehşet bir fısıltı gibi ilerledi ve ben tam ortamdan ayrıldım. Ruhuma bir hayat yakıştıramadım.

Oysa o sabahtan önce ben, henüz ruhubütün bir Yusuf'tum."

"Allahım, dedim içimden, Allahım sen mi yarattın bu soyu, Oğuz'un soyunu sen mi yarattın? Neden yarattın ki, doğru düzgün bir lanet bile bulaştırmadan tenlerine... Bu kadar yalnız, bu kadar çaresiz, yıkıntılar üzerinde, aksak, topal, şaşkın yürüyen bu soyu, bu çirkin soyu neden çoğalttın?"

Öfkenin başrolü üstlendiği kitabın içinde başka bir kitap. Roller hep aynı, intikam, pislik, gürültü, boşvermişlik, ot, içki, fahişe... Yusuf, Şair ve Oğuz (Ahmet Efe).. Arada Asya, Adnan, Şadi,    A-da, Kambur, Canan daha bir çok yitik karakter... Hikaye içinde hikaye ama hep öfke, hep kin...
 

23 Oca 2009

Araf

Elif Şafakım'ım bana en abes ve itici gelen kitabı Araf'tır. Diğer tüm kitaplarında hissettiğim heyecan Araf'ta yoktu. Beni hayal kırıklığına uğratan Araf'ı elinize alıp baktığınızda kapak resmindeki çikolatalara ağzınız sulanabilir. Bu hevesle sayfalara karışmayı arzu edersiniz. İşte ben bunu beceremedim. Yabancı bir ülkede yaşamanın güçlüklerini ana kahraman Ömer Özsipahioğlu'nda gözlemleyemedim. Fakat yan kahraman Fas'lı Abed ve yaşamı benim için çok daha fazla merak edilesiydi. Bulimia nervosa olan Alegre'nın ailesi, günlük yaşamı, terapileri, yiyeceklere bakış açısı kocaman bir kitap konusu oluşturabilirdi. Alegre'nin sevgilisi Piyu, Tedirgin Ruh Çikolata dükkanı, Abed'in annesi, Abed'in geride bıraktığı sevgilisiydi beni heyecanlandıran... Öyle ki günümüzde çok sık rastlanan ölüm takıntılı Gail (Ömer'in karısı) ve alkol bağımlısı, kendini bilmez Ömer inanılmaz sıkıntı verdi bana okurken... Bu yüzden kitabın sonu da beni etkilemedi. Kitap bittiğinde ben yarım kaldım. Sevdiğim karakretler yarım kaldı. Oysa bir Bit Palas, Pinhan, Şehrin Aynaları, Baba ve Piç, Siyah Süt, Mahrem öyle miydi? Mutlak bir iki gün sorgulama yaptırırlar insana kendi içinde.

Bunların dışında anlatım güzelliği, cümle kurum tekniği ve her zamanki Elif Şafak'ın yaratıcı kelimeleri emrinize amadedir.

15 Ağu 2008

Şehrin Aynaları


Elif Şafak'ın şimdiye kadar okuduğum ve ilk kez elimden bırakamadığım en güzel romanı bana göre, Şehrin Aynaları. Beklediğimden çok daha kolay bir dil, takibi zorlamayan olay akışı, durup düşünülesi cümlelerin mevcut olduğu bu kitap bana kalırsa Pinhan'ı ve Siyah Süt'ü gerilerde bırakmış gibi gözüküyor.

Ben isterdim ki konu romanı daha uzun tutmalıymış Elif Şafak. Özgün karakterler yaratarak okuyucuya birazcık koklatması insanı üzüyor. Ana karakterler dışındakileri de kullanarak 2-3 cilt bile basabilir bu kitabı...

Bir kaç alıntı da yapalım kitaptan iyice anlaşılsın derim ben;

''Bilmemek, kendi gölgenden korkmana sebep olur; bilmekse başkalarının gölgesinden. Biri içerden kuşatır seni, öteki dışardan'.

"Kadın inci gibidir. Bazen senelerce, bazen de ömür boyu bir istiridyenin içinde saklar kendini. Fakat bir kez gün ışığı gördü mü çabucak unutur geçmişini. Geçmişte ne kadar saklanmışsa o kadar seyredilmek ister; ne kadar kapalı kalmışsa o kadar açığa çıkmak ister. İşte o an çıkıp geldiğinde, artık ona kimse mani olamaz. Kendi bile."

''Gitmek kadere diş bileyenlerin, varmaksa kadere inanmayanların tercihiydi. Birinin kökleri geçmişte, haritası çok merkezli; ötekininse kolları gelecekte, haritası tek merkezliydi. Bu sebepten, birinde ağır basan dişilik, ötekinde erkeklikti. Kaçmaya gelince o bambaşkaydı. Kaçmak sürekli hareket halinde olmasıyla gitmeyi ve gizliden gizliye barındırdığı bir başka, bir öte mekan arzusuyla da varmayı çağrıştırıyordu. Velhasıl kaçmak, hem gitmeye hem de varmaya, ne gitmeye ne de varmaya benziyordu.''

Kitabı tavsiye ederim.